matematikcisemanur.yetkin-forum.com
ARAMIZA HOŞGELDİNİZ!
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


Anket
Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 242 kişi Salı Ağus. 01, 2017 4:02 am tarihinde online oldu.
Istatistikler
Toplam 898 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: anonim

Kullanıcılarımız toplam 570 mesaj attılar bunda 488 konu

Başarıya Giden Yolda En Önemli Adım:Pozitif Düşünce

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Başarıya Giden Yolda En Önemli Adım:Pozitif Düşünce

Mesaj tarafından Admin Bir Salı Nis. 13, 2010 9:58 pm

Tutum nedir? Tutum, davranışlarımıza yansıyan ve içten gelen bir duygudur. Tutumumuz, geleceğimizi belirleyen sihirli bir güçtür. Tutum, çoğunlukla vücut diliyle ve yüz ifadesiyle anlatıldığından bulaşıcı olabilir. Bazen gizlenebilir ve bizi görenler aldanabilir. Ama çoğunlukla üzerimizde uzun süre kalmaz. İçimizde olanlar çok geçmeden dışımızdakileri etkileyecektir. Tutum, olumlu ve gelişmeye açık olduğunda düşünce genişler ve gelişme başlar.
Tutumumuz pozitif ya da negatif olabilir. Pozitif düşünce zorluklara ve engellemelere rağmen genel olarak hayatta her şeyin iyi gideceğine dair güçlü bir beklentidir. Duygusal zeka açısından iyimser bir tutum, zorluklar karşısında kişileri kayıtsızlığa, umutsuzluğa ya da depresyona karşı koruyan bir tavırdır.

Baskın düşüncelerimize doğru çekiliriz.
Neyi düşünürsek, ona doğru hareket ederiz. İstemediğimiz bir şeyi bile düşünüyor olsak, o şeye doğru ilerleriz. Bunun nedeni, zihnimizin o düşüncelerden uzaklaşamaması, onlara doğru hareket etmesidir. Size “büyük kulaklı, mor benekli, pembe bir fil düşünmeyiniz” dersek, zihninizi ne doldurur? Bir fil.... Çünkü zihnimiz resimlerle çalışır. Kendimize ”kitabımı unutmak istemiyorum” dediğimiz zaman, zihnimizde bir unutma resmi belirir. “bunu istemiyorum”dememize karşın, zihnimiz yine de o resim üzerinde çalışır ve sonunda kitabımızı unuturuz. Kendimize “kitabımı almayı hatırlamak istiyorum”dediğimizde, zihnimizde kendimizi hatırlarken resmederiz ve kitabımızı daha kolay hatırlarız.
Zihnimiz bir mıknatıstır. Her zaman istediğiniz şeyleri düşünün. İstediğimiz şeyleri düşünmeye devam edersek ona doğru hareket ederiz.
Düşüncelerimiz yaşama nasıl yaklaştığımızı belirler.
Bir büyükanne ve büyükbaba torunlarını ziyarete giderler. Büyükbaba her öğleden sonra uyur. Bir gün çocuklar şaka yapmak için onun bıyıklarına yumuşak ve ağır kokulu bir peynir olan Limburger peyniri sürerler. Büyükbaba kısa sürede bir koku alarak uyanır. “Bu oda niye kokuyor?” diye hiddetle söylenir. Kalkar kalkmaz mutfağa gider. Çok geçmeden mutfağın da koktuğuna karar verir ve böylece temiz hava almak için dışarıya yönelir. Dışarı çıktığında da onu bir süpriz bekler. Açık hava da onu ferahlatmaz ve büyükbaba herkese ilan eder: “Tüm dünya kokuyor!”
Bu durum yaşam için de ne kadar doğrudur? Tutumlarımızda “Limburger peyniri” taşıdığımızda tüm dünya kötü kokar.

Ne göreceğimizi biz seçeriz.
Mutlu olmak için iyi şeyler görmek gerekir. Camdan dışarıyı seyreden iki insandan biri güzel manzarayı görürken diğeri kirli pencereyi görür.
Ne kadar mutlu olduğumuzu belirleyen hayatta başımıza gelenlerden çok , başımıza gelenlere nasıl tepki verdiğimizdir.
Tutumumuz insanlarla ilişkilerimizi belirler.
Hepimizin hayatında çok neşeli, keyifli, hoş sohbet diye nitelendirdiğimiz insanlar vardır. Bu insanlarla beraber olduğumuzda neler hissederiz? Bir de çok karamsar, eleştiren, problem yaratan insanlarla beraber olduğumuzda neler hissettiğimizi bir düşünelim. Hayatımızda hangi tür insanlarla beraber olmak isteriz? Siz bunlardan hangisine benziyorsunuz? Pazartesi sabahı işinize gittiniz. Hangi tip insanla karşılaşmak size fayda sağlar.
Bir hafta boyunca karşılaştığınız herkese, istisnasız olarak, yeryüzündeki en başarılı kişiymiş gibi davranın. Onların da size aynı şekilde davranmaya başladıklarını göreceksiniz. İnsanlara olumlu mesajlar verdikçe karşılığında o insanda olumlu değişiklikler olacak ve bize karşı olumlu davranacaktır.

Çoğu kez başarı ve başarısızlık arasındaki tek fark tutumumuzdur.
Tarihte büyük başarılar, alanlarında diğerlerinden yalnızca biraz daha üstün olan insanlarca gerçekleştirilmiştir. Küçük farklılıklar bazen büyük farklar yaratır. Küçük farklılıklar tutumdur. Büyük fark ise onun olumlu ya da olumsuz olduğudur.
Modern eğitim, çocukların tutumlarından çok yeteneklerini ön plana almaktadır.IQ’ ları yüksek, ama performansları düşük çocuklar olduğu gibi , IQ’ları düşük olup da performansı yüksek olan çocuklar da vardır.Çocuklarımızın çok akıllı ve üstün tutumlara sahip olmasını isteriz. İkisinden birini seçmeniz gerekseydi hangisini seçerdiniz?
Çok arzuladığınız bir şeyi düşünün Bunu başarmak için hangi tutuma gereksiniminiz olacak?
Bir işin başlangıcındaki tutumumuz, işin sonucunu diğer her şeyden daha fazla etkileyecektir.
Antrenörler takımları zorlu bir rakiple karşılaşmadan önce doğru bir tutum oluşturmaya çalışırlar. O takımı yenebileceklerine inandırırlar. Çünkü başlangıçtaki olumlu tutum sonraki başarıyı getirir. Sizce ****** Kurtuluş Savaşı’nda pozitif düşünmese ve Türk halkının da olumlu tutum geliştirmesini sağlamasaydı böyle büyük bir mucizeyi gerçekleştirebilir miydi?
Çoğu kez geleceğin koşullarını yepyeni birer fırsat olarak değil de yaşamın günbatımı olarak görme hatasına düşeriz.
Bir adaya ayakkabı satmak için gönderilen iki satıcının öyküsünü çoğumuz biliriz. İlk satıcı adaya varıp da kimsenin ayakkabı giymediğini görünce donakalır. Hemen Chcago’ daki merkez büroya telgraf çeker: “Yarın eve dönüyorum. Burada kimse ayakkabı giymiyor.”
İkinci satıcı aynı gerçek karşısında heyecanlanır. Hemen Chcago’ daki merkez büroya telgraf çeker: “Lütfen bana 10.000 ayakkabı gönderin. Buradaki herkesin ayakkabıya ihtiyacı var.”
Unutmayın “İyi başlayan her şey iyidir.”

Tutumumuz sorunlarımızı nimetlere dönüştürebilir.
Bir engelle bir fırsat arasındaki fark nedir? Elbetteki takındığımız tutum ve bakış açımızdır. Olumlu düşünceye sahip bir kişi güç bir durumla karşılaştığında bu durumdan en iyi şekilde yararlanır. Yaşam bir bileği taşına benzer. Sizi ezecek mi, parlatacak mı, bu sizin yapınıza bağlıdır.
Napolyon’un okul arkadaşları onun alçakgönüllü doğası ve yoksulluğu yüzünden alay ettiklerinde o, kendini tümden kitaplarına adadı. Derslerde arkadaşlarını geçti ve onların saygısını kazandı. Çok geçmeden sınıfın en akıllısı kabul edildi.
Büyük liderler kriz zamanlarında doğarlar. Başarılı insanların hayat hikayelerinde onları zorlayan korkunç sorunları defalarca görürüz. Yanıtları bulurlar ve kendi içlerinde büyük bir gücün varlığını keşfederler.
Mükemmel bir tutum diye bir şey yoktur. Tutumlarımızın, yaşamımızdaki her değişiklikle birlikte sürekli düzenlenmesi gerekir. Missourili çiftçinin katırının tutumu buna iyi bir örnektir. Katır bir gün boş bir çukura düşer. Katırına düşkün olan çiftçi, onu kuyudan çıkartmak için aklına gelen her şeyi dener. Sonunda hayvanı kurtarmanın olanaksız olduğuna karar veren çiftçi, katırı çukura gömmeye başlar. Çiftçi kuyuyu bir kamyon dolusu toprakla doldurunca, her taraf toz içinde kalır ve katır bağırmaya başlar. Bu arada çukurun içine dolan toprağın üstüne basarak yükselir.Birkaç kamyon topraktan sonra, zafer kazanmış gibi en tepeye çıkar ve yürür gider.

_________________
HAYAT birgündür, o da BUGÜNDÜR!
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 376
Tecrübe Puanı : 8454
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 03/11/09

http://matematikcisemanur.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz